Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, emsal nitelikte bir karara imza atarak, düzenli geliri olan bir kadına yoksulluk nafakası ödenmemesi gerektiğine hükmetti. Bu karar, boşanma davalarında nafaka süreçlerinde yeni bir denge oluşturuyor.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, milyonlarca vatandaşı ilgilendiren boşanma ve nafaka davalarına ilişkin emsal teşkil edecek önemli bir kararı açıkladı. Yerel mahkeme ve istinaf tarafından onaylanan aylık nafaka ödeme kararı, boşanılan kadının düzenli gelirinin bulunduğu gerekçesiyle Yargıtay'dan geri döndü.
Hukuki süreç, İstanbul'da evlenen bir çiftin Bakırköy 13. Aile Mahkemesi'ne karşılıklı boşanma talebiyle başvurmasıyla başladı. Mahkeme, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığına kanaat getirerek boşanmaya karar verdi ve kadının maddi mağduriyet yaşamaması adına yoksulluk nafakası almasına hükmetti. Ancak koca, bu ödeme kararına itiraz ederek dosyayı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi'ne taşıdı. İstinaf mahkemesi de yerel mahkemenin kararını hukuka uygun bularak onadı.
Davacı koca, istinaf mahkemesinden de istediği sonucu alamayınca hukuki mücadelesini temyiz yoluyla Yargıtay'a taşıdı. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, itirazları detaylıca değerlendirerek boşanma işleminin usule uygunluğunu onaylayıp ayrılığı kesinleştirdi. Ancak yüksek yargı, maddi yükümlülükler kısmında ezber bozan bir tespitte bulundu. Dosyadaki gelir dökümleri incelendiğinde, kadının halihazırda emekli olduğu, düzenli bir aylık gelire sahip olduğu ve eski kocasının ekonomik standartlarıyla denk bir bütçesi olduğu belirlendi.
Yüksek mahkeme, bu durum karşısında Türk Medeni Kanunu'nda yer alan yoksulluk şartlarının oluşmadığını vurguladı ve kadının kendi hayatını idame ettirebilecek mali güce sahip olduğuna dikkat çekti. Karar metninde bu durum şu ifadelerle tutanaklara geçirildi:
«Bu durum karşısında, davacı kadın yararına 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde düzenlenen yoksulluk nafakası koşulları oluşmamıştır. Davacı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi gerekirken kabulü doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.»
Yargıtay'ın bu emsal kararı ile birlikte, boşanmış tarafların gelir düzeylerinin birbirine yakın olduğu ve her iki tarafın da düzenli kazanç elde ettiği durumlarda süresiz nafaka bağlanması uygulamasının önüne geçilmiş oldu.

Yorumlar